ALMANCA YAN CÜMLE SİSTEMİNDE FARKLILIK ARZ EDEN “WEITERFÜHRENDE NEBENSÄTZE” (ANLAMCA BAĞIMSIZ YAN CÜMLELER) TÜRKÇEYE NASIL AKTARILMALIDIR?

Author :  

Year-Number: 2023-LXIV
Yayımlanma Tarihi: 2023-07-03 20:37:48.0
Language : Türkçe
Konu : Dilbilimi
Number of pages: 1072-1111
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Birleşik cümle yapılarında temel cümle ve yan cümle zaman açısından olduğu gibi, sentaktik ve semantik açılardan da bir bağıntı içerisindedir. Bir üstlük altlık ilişkisi (Hypotaxe) içerisinde bağımlılık söz konusudur. Yan cümle semantik olarak eksik bir cümledir ve ancak temel cümle ile birlikte bir anlam bütünlüğü ortaya koyan cümledir. Yan cümle temel cümlenin bir öğesi olarak görev yapar. Bu nedenle “Gliedsatz” (öğe cümle) olarak da isimlendirilir. Bağlı bulunduğu temel cümlenin veya üst cümlenin öznesi, nesnesi, zarfı,  yükleçi, tamlaması (Subjekt, Objekt, Prädikativum, adverbial,  attributiv, u.a) gibi görevler yüklenerek bir cümle ögesi olarak görev yapar. Almancada temel cümle ve buna bağlı yan cümle yapısı (Hypotaxe) sistemi içerisinde bu kurala uymayan yegâne yan cümle çeşidi “weiterführender Nebensatz” (Anlamca Bağımsız Yan Cümle) dir. Zira bu yan cümle türü temel cümlenin bir öğesi olarak görev yapmaz. Temel cümledeki ifadeye açıklık getirerek cümlenin devamını sağlarlar. Bu cümle içerik açısından bağımsız, ancak yapı açısından yan cümlenin özelliklerini gösterir. Diğer birleşik cümle yapılarından farklı olarak “weiterführende Nebensätze” Türkçeye aktarılırken, temel cümle - yan cümle bağıntısında ortaya çıkan çözümleme ve anlam kargaşası nedeniyle sentaktik ve semantik açıdan zorluklar ortaya çıkmaktadır. Zira yan cümle, temel cümleye bir cümle öğesi olarak bağlanamamakta, ancak farklı anlam bağıntıları içerisinde aktarılabilmektedir. Çalışmada bu cümlelerin sentaktik ve semantik özellikleri verilerek bunların Türkçeye aktarımında ortaya çıkabilecek farklı şekiller betimlenmiş ve çözüm yolları önerilmiştir. SAÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü yüksek lisans ve lisans öğrencilerinden oluşturulan çalışma grubu üzerinde yapılan bu çalışmada, yapılan çeviriler değerlendirilip yorumlanarak, katılımcıların çeviri yaklaşımları ve ortaya çıkan sorunlar açıklanmıştır. Çalışmada nitel araştırma yönteminin desenlerinden birisi olan durum çalışması yaklaşımı kullanılmıştır.

Keywords

Abstract

In complex sentence composition, the main and subordinate clauses are linked not only temporally, but also syntactically and semantically – i.e. through Hypotaxis. The subordinate clause is a semantically deficient clause and is only meaningful in conjunction with the main clause. The subordinate clause acts as an element of the main clause. It is therefore known as the “Gliedsatz” (element-sentence). It takes the role of subject, object, predicate, adverb, adjective etc. (Subjekt, Objekt, Prädikativum, adverbial, attributiv, u.a) in the main or preceding clause it is attached to, and acts like an element of that sentence. In German, the only type of subordinate clause that does not obey hypotaxis is the “weiterführender Nebensatz” (Independent Subordinate Clause). This is because this type of subordinate clause does not act as an element of the sentence. Instead, it allows for continuing the sentence by clarifying the statement made in the main clause. This clause is thus an independent clause in terms of substance but is constructed like a subordinate clause. Unlike other complex sentence constructions, the “weiterführende Nebensätze” (Independent Subordinate Clauses) cause great syntactic and semantic difficulties when translating from German to Turkish, generating much confusion when analysing and determining the meanings of the main – subordinate clause complexes. This is because the subordinate clause does not attach to the main clause as one of its elements, but rather can be transmitted through various relations of meaning. This study explores the syntactic and semantic properties of these clauses, demonstrating the various forms they could take when translated to Turkish, and offering various solutions to this conundrum of translation. In this study conducted on a group of master’s and bachelor’s students from the SAU Human & Social Sciences Faculty, Department of Translation & Interpreting, the translations that were made were evaluated and commented upon, thus elaborating the participants’ approaches to translation and the difficulties they faced. This study has applied the case study, a qualitative research method.

 

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics